MİMARİ BİR FOTOĞRAFÇI; GISELA ERLACHER’IN GÖZÜNDEN BETONDAN BİR GÖKYÜZÜ ALTINDAKİ YAŞAMLAR…

0 5

erlacher_skies-concrete-kotsifir-14 erlacher_skies-concrete-kotsifir-10 erlacher_skies-concrete-kotsifir-17 erlacher_skies-concrete-kotsifir-18                                                                                        erlacher_skies-concrete-kotsifir-07                          erlacher_skies-concrete-kotsifir-05                     erlacher_skies-concrete-kotsifir-04-e1457087963419

Şehirlerdeki yaşam alanlarını fotoğraflayan Avusturyalı Mimari fotoğraf sanatçısı Gisela Erlacher, son yirmi yıldır viyadüklerin altında süren hayatları fotoğraflıyor. Bu projeye; ilk defa Viyana’da iki köprü arasında yapılmış bir evi gördüğünde başlamış. Sanatçı kent peyzajı içinde gizlenmiş, gözlerden uzak kalan yaşam alanlarını yirmi yıldır fotoğraflamayı sürdürüyor. Son serisinde ise; Avrupa’nın ve Çin’in otoyol ve viyadük altındaki yaşamlarını gözler önüne seriyor. Skies of Concrete (Betondan Gökyüzü) adını verdiği projesinde önce yaşadığı yer olan Viyana’da bu tarzda gelişmiş olan  yaşam alanlarını fofoğraflayan sanatçı, daha sonra proje kapsamında Hollanda ve Çin gibi ülkelerde farklı şehirlere seyahatler yapmış. Sanatçı Skies of Concrete (Betondan Gökyüzü) isimli serisiyle; şehirdeki ana yolların ve köprülerin altında yaşayan insanların bu şartlarda neden ve nasıl yaşadıklarını sorgularken; izleyenleri o şartlarda yaşayan insanların neler hissediyor olabileceğini düşünmeye davet ediyor. Yıllar önce serinin ilk fotoğraflarını Viyana’da çeken Gisela Erlacher, bir süre Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yaşayanları ve yaşananları fotoğraflamış. Ardından rotasını Çin’e çevirdiğinde orada bu yaşam tarzının çok daha yaygın olduğunu gözlemlemiş. İki rotanın  aynı yaşam tarzını içeren yerleri arasındaki farklılığa değinmek gerekirse; Avrupa’da çekilen fotoğraflarda betonlar altında otoparklar ve spor alanları yer alırken; Çin’de bu mekanların yerini işçi ailelerin evleri, restoranlar, cafeler ve parkların aldığını görmüş. Kentsel doku içinde artık olarak kalan bu boşlukların; Avrupa kentlerinde kamusal alan özelliği kazandırmak için yapılandırıldığı, Çin’de artan nüfus yoğunluğuyla birlikte artan kent boşluklarının alt gelir düzeyine sahip kişiler tarafından doldurulduğu ve bir anda park, bisiklet, park yeri veya kamusal alan olmaktan çıkıp zorunlu barınma ihtiyacını gideren yerler olmaya yöneldiği dikkat çekiyor.Ki bu duruma nüfus yoğunluğunun Çin’de daha fazla olmasının  da etkisi büyüktür kuşkusuz…

erlacher_skies-concrete-kotsifir-08                                                  erlacher_skies-concrete-kotsifir-09

Son olarak; alanların kullanım amaçları farklılık gösterse de bir şehirde yaşarken kendimize neler yapabildiğimizi bize gösteren ve elbette neleri normalleştirebileceğimizi hepimize hatırlatan ve hissettiren bu başarılı fotoğraflar kimbilir belki de bundan sonra etrafımıza, yaşadığımız şehire farklı bir gözle bakmamıza katkıda bulunacaktır ne dersiniz?

Bunlar da İlginizi Çekebilir Yazarın Diğer Paylaşımları

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.