Türkiye’de Mimarlık Fakültelerinin Eğitim Süresi Yeterli mi ?

Bugün ülkemizde mimarlık fakültelerinin eğitimi, Unesco ile Uluslararası Mimarlar Birliği'nin birlikte yayımladıkları “Mimarın Eğitimi Tüzüğü”ne de, Avrupa Konseyi’nin “Mimarlık Eğitimi Direktifi”ne de uymuyor.

0 1.286

Abone olarak haberlerimizden anında haberdar olun.

Türkiye, dünyada mimarlık eğitiminin en kısa süreli olduğu az sayıdaki ülkelerden biri… Bizde mimarlık eğitiminde süre yalnızca 4 yılken Avrupa’da mimarlık fakülteleri en az 5 yıllık. 4 yıllık eğitimin mimarlık için yeterli olmadığı bilindiği halde, malesef ki bu konuyla ilgili bir yasa düzenlemesi henüz yürürlüğe girmiş değil.

Avrupa Birliği, “insana en çok yönelik” saydığı üç mesleğin öncelikle yasalarla düzenlenmesini öngörüyor. Bunlar hukuk, tıp ve mimarlık.. Mimarlık için ülkemizde AB üyeliğine uyum hazırlıkları kapsamında birkaç yıl önce, okullarda akreditasyon odaklı birtakım hazırlıklara başlanmasına rağmen şu anda bu hazırlıklar ihmal edilmiş durumda. Bunun yanında, okullarda öğrenci kontenjanları her yıl artış gösteriyor fakat talebi karşılayacak kadar yeterli öğretim üyesi mevcut değil. Bu da üniversitelerin eğitim düzeyleri arasında çok büyük farklılıklara sebep oluyor böylece de nitelikli mezun sayısı gitgide azalıyor.

Mimarlar Odası (3 yıl temel eğitim + 2 yıl teorik ve pratik eğitim olmak üzere) 5 yıl kesintisiz eğitimi savunurken, üniversiteler sürenin (4 + 2 yıl yöntemiyle) 6 yıl olması konusunda görüş bildiriyorlar. Uzlaşılan temel noktalardan biri ise, imza yetkisi kazanılması için, meslek kuruluşlarınca kabul edilen ve denetlenen iş yerlerinde en az 2 yıl pratik eğitim yapılması zorunluluğu… Tıpkı, tıpta uzmanlık eğitiminden sonra ameliyat gerçekleştirebilmek veya bir süre stajyer avukatlık yaptıktan sonra avukat olmak gibi…

24 Temmuz 2003 tarih ve 25178 mükerrer sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanmış olan Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği” ana başlığı altındaki “Kişilerin Serbest Dolaşımı” bölümünde, öncelik olarak mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması yer almaktadır.

Bu bağlamda, Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği tarafından, bir yasa çalışmasına başlanmıştır. Üzerinde çalışılan yasa tasarısı “Mesleki Yeterliliklerin Düzenlenmesi ve Tanınması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” dır. Üzerinden neredeyse 15 sene geçmesine rağmen hala bu konuyla ilgili bir gelişme mevcut değil. Mesleğin saygınlığı açısından önemli olan verilen mezun sayısı veya mimarlık fakültelerinin çokluğu değil, her yıl mesleğe adım atan meslektaşlarımızın nitelikli olup olmadığıdır. 2018 ‘in ilk günü itibariyle , umarım bu sene mesleki ve eğitimsel sorunlarımıza çözüm bulabilme imkanına erişmiş oluruz.

Gizem ALADAĞ

   İç Mimar

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.