Ekim Ayı Okuma Önerisi: Kentsel Heterotopya

0 2.784

: Kentsel Heterotopya ile ilgili görsel sonucu

  • Kentsel Heterotopya
  • Özgürleşme Mekânı Olarak Eşikler Kentine Doğru
  • Yazar: Stavros Stavrides
  • Çeviri: Ali Karatay
  • Türü: Sosyoloji
  • Baskı Yılı: Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı: 232
  • Yayınevi: Sel Yayıncılık

Özgürlük kavramı çağımızın en çok üzerinde durulan ve tartışılan kavramlarından biri haline geldi. Öyle ki özgürlük ve güvenlik kavramları içiçe geçerek içinden çıkılmaz bir hal aldı. Gündeme bakıldığında dünyanın birçok yerinde bireyler temel hakkı olan yaşam hakkı için, “özgürce yaşam hakkı“ndan vazgeçmek durumunda kalıyor. Güvenlik ve özgürlük kavramları o kadar yanlış anlaşıldı ki etrafı dikenli tellerle çevrili, güvenlik kameraları ile dolu sitelerde bireyler kendilerini daha özgür hissettiklerini söylüyor. Kentsel Heteroptoya’da ise yazar bu özgürlük güvenlik ikileminin mekansal yansımalarını gözler önüne seriyor. Yazar derin felsefi düşünüşüyle ve analizleri ile sınırların ve eşiklerin; mekansal ve zamansal süreçlerden nasıl etkilendiğini göstermeyi amaçlıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu durumla ilişkili olarak yazar OHAL süreçlerine;  bunun hukuk sistemi,mekan,birey arasındaki ilişkiye ve normalleştirilme kavramına ilginç bir bakış açısı da sergiliyor.

Yazar,  Foucault’un yapmış olduğu  analizlerin ışığında ilerleyerek; iktidar ilişkileri, kimlik çatışması ve öteki ile iletişim olasılıklarını derin ve kapsamlı bir biçimde analiz ediyor. Günümüz modern dünyasında  insanlığın içinde bulunduğu çıkmaza, savaşların temel nedenlerine çözüm arayışlarında bulunuyor.Özellikle sergilediği olumlu bakış açısı, olayları tarihi geri beslemelerle ve mimarinin ilişkili olduğu sosyoloji,psikoloji gibi bilimlerle ilişkilendirerek açıklaması, mekan-insan ilişkisi arasındaki sıkı bağı göz ardı etmeden eşikleri kurgulama çabası ve tüm bu analizlerin sonucunda ulaşmak istediği nihai amacın barış olduğuna dikkat çekmesi, bu eseri ekim ayı okuma listesine almamıza sebep oldu, meraklısına duyurulur…

: Kentsel Heterotopya ile ilgili görsel sonucu

Öteki Olmak: Eşik Deneyimi

“Ötekiliğe yaklaşmak zor bir iştir…

Fakat ötekiliğe yaklaşmak aynı zamanda her toplumsal karşılaşmanın kurucu edimidir.”

İnsanoğlu tıpkı diğer canlılar gibi yaşam alanı korumak ister. Bu sebeple sınırlar çizer, alanını belirler. Bu oldukça doğal bir eylemdir. Fakat çizilen sınırlar bazı durumlarda yüksek duvarlara dönüşebilir sonrasında ise bu katı sınırlar savaşlara sebep olabilir. Sınır kavramı kitapta bir eşik olarak değerlendirilmektedir.Bu eşik yazar tarafından öteki olanla karşılaşma yeri olarak tarif edilir, burada yazar sınırları; “mekan, beden, inanış, düşünüş kavramlarının karşılaşıp zamanı ve mekanı şekillendirdiği yer “ olarak tarifler.

: Kentsel Heterotopya ile ilgili görsel sonucu

Heterotopya ya da İdeal Sosyal Makine

Yazara göre Michel Foucault’un iktidar analizinde kulladığı düzen kavramı oldukça önemli bir yer tutuyor. Foucault’a göre bir kentteki cezaevlerinin ve akıl hastanelerinin yapısı, o kentin iktidarı ve ve bireyleri arasındaki  ilişkisine ışık tutar. “Düzen, iktidarın bedenler üzerine uyguladığı disiplindir. Disiplin insanların eylemlerini o kadar sınıflandırır ve tanımlar ki eninde sonunda onları ayrıştırır. Hapishaneler ya da hastaneler, öteki olanı yani deliyi ya da suçluyu sürekli olarak gözetleyebilecek bir yapıda inşa edilir. İşte bu sürekli görülebilir olma hissi, bedenlere uygulanan bir tür şiddet, disiplindir. “  Foucault’un, Panoptikon diye adlandırdığı bu yapılar, sürekli ve olağan kılınmış olağanüstü halin bir örneğidir aynı zamanda Panoptikon, iktidar tarafından ön görülen ideal bir sosyal makinedir. Foucault bu mekânları heterotopya olarak adlandırır. Heterotopyaları tanımlayan şey tuhaf ve rahatsız edici bir belirsizliktir. Stavride sise  Foucault’nun heterotopya tarifini yeniden yorumlayarak, bütün mekânsal deneyimleri heterotopik deneyimler olarak ele alabileceğimizi belirtiyor ve kitabı enteresan ve oldukça etkileyici bir biçimde Zapatista ve Atina Gençlik ayaklanmaları örnek alarak bitiriyor.

Olağanüstü Hal’i (OHAL) Anlamak

“İstisna olarak yaşadığımız şeyin ne olduğunu bile düşünmeksizin ona adapte olmayı öğreniriz. Kırmızı bölgeler işte böyle normalleşir. Kontrol noktaları ve alışveriş merkezlerindeki gözetim kuleleri normal hale gelmiştir. Üst araması sportif organizasyonlarda bile normal karşılanır olmuştur. İstisnai durum işte böyle genelleşip bir kural halini almıştır.”

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.